Piezo Rinoplastinin Tarihi

Eklenme Tarihi: 8/17/2022

 

Piezo yöntemi ile gerçekleştirilen burun estetiğine değinmeden önce, rinoplasti tarihine de göz atmakta fayda var. Geçmişi 19. Yy’a kadar uzanan bu branş, Amerika Birleşik Devletleri’nde dönemin Kulak Burun Boğaz uzmanı olan Dr. John Orlando Roe ile önemli bir aşama kaydedip modern uygulamaya geçmiştir. Bugün bilinen rinoplasti ameliyatının temelleri kendisi tarafından atılmıştır.

Burun estetiği prosedürü, tıpkı diğer estetik operasyonlarda olduğu gibi zamanla daha komplike bir hale geldi. Etnisiteye göre burun çeşitlilikleri, burun yapısı ve fonksiyonu, operasyonun sosyal ve psikolojik boyutları gibi konular üzerinde de gelişmeler kaydedildi.

Hastaların çoğunlukla rinoplastiye yönlenmesindeki motivasyon, yüz hatlarına göre büyük bir burna sahip olmaları ve bu durumdan dolayı duydukları memnuniyetsizliktir. Kemerli, geniş burun kemikleri olan bir burun, kıkırdak ve kemik üzerinde yapılan işlemler sonrası küçültülebilir.

 

Piezo Rinoplasti Mucizesi

Burnu küçültmek için uygulanan işlemlerde genellikle törpü ve çekiç gibi bazı cerrahi aletler kullanılır. Piezo yöntemi ise tam bu noktada farkını ortaya çıkarıyor. Piezoelektrik, basitçe açıklamak gerekirse bazı malzemeler özelinde uygulanan mekanik basınç sonrası malzemenin elektrik potansiyelinin değiştirilmesidir. İlk çalışmaları 18. Yy ortalarında başlamıştır. Piezo kelimesi Yunancadan türemiştir ve etimoloji karşılığı “basınçla sıkıştırmak” şeklinde tanımlanabilir.

Piezoelektrik kemik tedavisi klinik olarak ilk kez 1988’de kullanılmıştır. Tedavinin patenti, Fernando Bianchetti, Domenico Vercellotti ve Tomaso Vercellotti'dedir. Esas olarak ortodonti ve kraniyofasiyal cerrahide kullanılsa da, oral, maksillofasiyal ve spinal prosedürlerde de tercih edilmektedir.

Ultrasonik rinoplasti olarak da bilinen Piezo rinoplasti, ultrasonik salınımlar yardımıyla burun kemiklerini hassas şekilde yeniden biçimlendirmeyi amaçlar. Yöntemin varlığı, burun estetiği alanında bir devrim niteliği taşımaktadır. 2004 senesinde Dr. Massimo Robiony aracılığıyla dünyaya tanıtılmıştır.

Piezoelektrik ve piezo rinoplasti sayesinde hastaların iyileşme sürelerinde belirgin bir hızlanma görülmektedir. Bunun yanında geleneksel tedaviye kıyasla daha rahat bir iyileşme sürecine de sahiptir. Yumuşak dokulara, cilde ve mukozaya herhangi bir zarar verilmediğinden cerrahlar oldukça güvenli bir şekilde tedaviyi uygulayabilmektedir.

 

PAYLAŞIN: